Paylas.me

Lütfen neden şikayet ettiğinizi ve neye üzüldüğünüzü bir kez daha düşünün!

Benimle mutluluğunu ve acısını paylaşan okurlarım var. Yaşamımı anlamlandırıyor, beni zenginleştiriyor ve sizin yaşamınıza da katkısı olur inancıyla burada paylaşıyorum. Lütfen okuyun ve varsa yorumlarınızı buradan paylaşın.

***

Merhaba Hocam,

Nasılsınız, şu zor günler de umarım iyisinizdir. İyi olun hocam, iyi olun çünkü siz paylaşımlarınızla bizi de iyi ediyorsunuz. Ben de hikayemi yazmak istiyorum. Belki okur belki okumazsınız belki okursunuz paylaşırsınız ve hayatından bıkmış birçok kişiye ders olur ve ayakta durmasına vesile olurum hatta oluruz. :))

19 yaşındayım… 2 buçuk yaşında bir gece annem tarafından terk edildik, aynı gece babam bu durumu kaldıramadı ve maalesef intihar etti…

Çoğu kişinin aklına geçim sıkıntısı vs gelebilir, ama öyle bir durum söz konusu bile değil, annemle ilk defa 5 yıl önce görüştük, bir gün aniden okuluma geldi. O gün sordum neden gittin, babamla mı anlaşamıyordunuz diye, hayır dedi.

Anne tarafımdan hiç kimseyle görüşmüyorum; birkaç fotoğrafını gördüm o kadar. Ben yolda görsem bazılarını tanırım, ama onların hiçbiri tanımaz beni. Ne kadar acı. Bir kez bile anneannem dedem, teyzelerim merak edip peşime düşmedi, nasıl acaba diye düşünmediler.

Şu an dedemle babaannemle kalıyorum, yan tarafımızda amcamlar var. Evet çok zor, yaşamayan bilmez. Bayramlar da babamın elini öpmek yerine mezarına gidip üzerine su döktüğümde daha da zor. Babalar gününde ona gömlek almak yerine mezar çiçeği alıp götürdüğümde çok zor. Mezuniyetim de herkes babasına sarılırken bir köşe de kalıp onları izlemek çok zor.

Sınıfta öğretmen herkesin için de baban ne iş yapıyor diye sorduğunda ağlamamak için kendimi tuttuğum gün çok zordu. “Sen terk edilmiş bir kızsın!” diyor içim! Bu psikolojisiyle yaşıyorum. İnsanlara güvenemiyorum, çünkü seni annen terk etmiş bu niye bırakmasın ki diyorum hep kendi kendime. Ama ben bu yaşıma kadar bunlara hep göğüs gerdim çok zorlandım, çok ağladım babam gibi intihar etmeyi bile düşündüm, ama sonra dedim ki, “Ben ondan daha güçlüyüm, ayakta durmam lazım.” Ailemin hep gurur duyduğu, hep çok şükür dediği bir kez bile, yazıklar olsun sana, demedikleri bir evlat oldum, çok şükür. Dedeme babaanneme ölen evlatlarından kalan bir yadigâr, amcalarıma abilerinin emaneti oldum. Hepsi gözü gibi bakıyor, seviyor.

Belki kimisine kolay gelir bunlar ama hiç öyle değil. Bir kez bile anne babaya sarılamamak çok acı, ilk okulda arkadaşlarım anne diye ağlarken ben babaannem üzülmesin diye ağlayamamıştım. Çok küçük yaşta öğrendim güçlü olmayı. Etrafımda görüyorum aşk acısı çekip ağlayanlar, ailesiyle küçücük bir tartışma da onlara rest çeken insanlar var. Keşke diyorum keşke annem babam olsaydı arkamda da küçük yaşımda güçlü olmak yerine onlarla tartışabilseydim. Babam olsaydı da dövseydi beni diyorum. Şikâyet ettiğiniz hayat başkalarının hayali olabilir. Belki benim hayatım bile başkalarının hayalidir, bilemeyiz. Lütfen neden şikâyet ettiğinizi, neye üzüldüğünüzü bir kez daha düşünün. Güçlü olun, kendiniz için, sizin gücünüzle güç bulan insanlar için ve her zaman şükredin. Şükür ki daha kötü durumda değilim…

Doğan hocam annenizle ilgili olan paylaşımınızı defalarca izledim, her defasında da gözyaşlarına boğuldum, ama sonra dedim ki düşmemiş Doğan Hoca hep dik durmuş ve nerelere gelmiş, siz de bana güç oldunuz hocam…

***

19 yaşında bir genç kızın bu tavrına, olgunluğuna hayran kaldım. Kendisine yazdım, ama burada bir kez daha selam ve sevgilerimi yolluyorum. İçimden SAVAŞÇI kitabını adına imzalayıp göndermek geliyor; sanki doğru kitap o olurmuş gibi bir his içindeyim. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Evet, lütfen neden şikâyet ettiğinizi, neye üzüldüğünüz üzerinde bir kez daha düşünün. Selamlar, sevgiler.

Doğan Cüceloğlu

close
Send this to a friend