Paylas.me

Çocuğun çocuksu davranışlarını tebessümle karşılayabilmek…

Kişinin en kıymetli yanı insan olmasıdır.

İnsan bir başkasının kabul etmesi ile değil, insan olduğu için insandır.

İnsan, insan olduğu için saygı görür; birtakım koşulları yerine getirdiği için değil. Kişiye saygın bir şekilde davranılmıyorsa, saygı görmeyen kişinin saygınlığını değil, o kişiye saygı göstermeyen kişinin saygın bir kişi olup olmadığını düşünmek gerekir.

kendisine saygısı olan kişi, başkalarına da saygı gösterir. Kendini değersiz bulan kişiler ise başkalarına değer veremez.

Çocukluk yıllarında çok hırpalanmış, aşağılanmış, küçük düşürülmüş ve böylece kendi saygınlığını oluşturamamış bir kişinin kendi çocuklarına saygıdeğer davranması ancak bu kişinin kendi trajik durumunu fark etmesi ve değiştirmesi ile mümkündür.

Çocuğunun çocuksu davranışlarını tebessümle karşılayabilmek bir ebeveynlik zaferidir.
Birçok yetişkinin, çocuğun zaten insan olmaktan kaynaklanan bu saygın halini görmezden gelip, ona ancak birtakım koşulları yerine getirdikçe değer vermeye çalışması, acınacak bir ebeveyn tutumudur.

Çocuk yanlış yapabilir. Çocuk hatalı davranabilir. Eğitimi zaman zaman aksayabilir; zayıf da alabilir, yüksek not da alabilir. Çocuk coşku dolu hali ile ebeveynini yorabilir de. Bütün bunlar yaşanması gereken durumlardır.

Ancak kimi ebeveyn bu dalgalanmaları sükûnetle karşılarken kimi ebeveyn de düşük not alan çocuğunun yakasına yapışmayı bir marifet zannederek aşağılıyor, ona saygısızca davranabiliyor.

Bu tür eziyetlerle karşılaşan çocuk böylesi bir ebeveyn tavrından, “Annem babam beni derslerim iyi oldukça seviyor.” tecrübesi ediniyor.

Bu durum o çocuğa haksızlıktır. Bir çocuğun gördüğü değer, derslerindeki başarıya göre değildir. İnsan olması çocuğu değerli kılan en önemli unsurdur.

Siz çocuğun insan olması gibi çok özel bir durumu göz ardı edip, ayaklar altına alıp, yüksek not almayı daha değerli hale getirirseniz, bir süre sonra o çocuğun kendine olan saygınlığını da yitirdiğinin şahidi olursunuz.

Çocuk kendine saygısını yitirirse utanma duygusu kaybolur…

Utanma duygusunu kaybeden bir çocuk yalan söylerken utanmaz, yüzü kızarmaz.

Çünkü böyle çocuklar için yalan söylemekten daha değerli bir şey vardır o da, derslerin yüksek olması, yazılılardan yüksek not almak.

Çocuk değerini başka yerlerden edindiğini gördükçe genel kabul gören değerleri değerli olarak kabul etmek yerine kendine değer verilen alanlarda değer aramaya başlar.

Pedagog Adem Güneş

close
Send this to a friend