Paylas.me

BİR DAKTİLOYA İHTİYACIM VAR!

 

İstanbul’dan Ethem D.’in hatırası, depolarında çürümeye terkedilmiş eski eşyası olanlara belki yeni bir bakış açısı verebilir.
“Papağan ve muhabbet kuşları uzmanı olduğum için, yurt içi ve dışından, bilgi almak isteyen vatandaşlarımdan müracaatlar olurdu. Bu sebeple çok zaman özel hayatımı bile aksatarak, bütün isteklere mektupla cevap vermeye çalışıyordum. Fakat emekli maaşım ile bir daktilo makinesi almam mümkün değildi. El yazısıyla yazmak zorunda kalıyordum.

Derken, bilgisayarlar çıkınca, şirketler eski daktilo ve makinalarını depolara kaldırıp, hurdaya gidecekleri güne kadar toz toprağa terk ettiler. Yerlerine bilgisayarlar geldi…
Bir gün gene el yazısı ile mektup yazarken, bu durumu düşününce kafamda şimşek çaktı… Hemen bir matbu mektup hazırladım. Birçok kurum ve kuruluşa gönderdim.

Mektubumda dedim ki,
“Sayın bayım, bilgisayarlara geçtiniz. Benim ise eski bir daktiloya ihtiyacım var. Bana bir daktilo hediye ederseniz, gelip alırım, size de çok teşekkür ederim.”
Umuyordum ki, güzel bir gâye için yaptığım bu isteğe, eski makine ne kelime, illâ ki bir kişi olsun çıkar ve yeni veya temiz bir makine hediye eder.

Nerdeee… Aradan aylar geçtiği halde bir yerden dahi cevap alamadım. Bu arzum da hayal olup gitmişti. Zaten ben de unutmuştum.
Birgün bir akşam üstü çalan telefondaki ses, “Ethem bey, ismim şu ve yarın sabah dokuz sıralarında sizi ziyâret etmek istiyorum mümkün mü?” dedi. Evime misâfir gelecekti de ben hayır diyecektim öyle mi? “Hay hay, memnun olurum” dedim.

Kayseri’den arayan şahsı, ertesi sabah erkenden hazırlanıp beklemeye başladım… Kimdi, neden beni ziyâret edecekti? Geleneklerimize uyacak bir kişi olduğu belliydi. Öyleyse, gelirken belki meşhur sırt pastırmasından bir iki dilim de getirirdi. Emekli maaşından artırıp da senelerdir kısmet olup da, yiyemediğimiz pastırmalı kuru fasulyeyi yiyemediğimizi düşündüm. Ne yalan söyleyeyim, böyle bir ümit ile de hayal kurduk eşimle. “Hele bir de, kuru fasulyeyi de getirse” diye bile düşünmedim değil hani?..

Pencere önünde bekliyordum ki, kapının önünde lüks bir araba durdu. Ve şoförün kapıyı açmak için fırlamasını beklemeden elinde koca bir kutuyla, gençten bir bey indi… Hemen camdan seslendim ve kapıda karşıladım… Tanımadığım bu misafirle birlikte eve girdik.

Zaten çaylar önceden hazırdı. Kibar delikanlı, ayakkabılarını çıkarttı ve benim zorumla şoförüyle birlikte içeri girdi… Samimiyet olmadığı için delikanlı hemen maksadını anlatmaya başlamıştı bile:
Efendim, Kayseri’de deri fabrikası varmış… İş için bir süre önce İstanbul’da bir arkadaşına uğramış ve sohbet arasında, arkadaşı, demiş ki:
“Bak dünyada ne aptallar var. Benden neler istiyorlar.”

Böyle diyerek birkaç mektup sürmüş önüne… Çok tanınmış ve zengin olan o şahsa ben de daktilo isteğimi yazmıştım… Bizim delikanlı, zaruretlerini dile getiren kişilerin mektupları arasından benim mektubun fotokopisini çekerek almış… Dedi ki:
“O mektupları ve özellikle sizinkini okurken, esas aptal kim olduğunu çok iyi anladım” dedi. Öteki mektuplardaki istekler beni aşardı. Ama sizin isteğiniz tarafımdan halledilecek şeydi.”

İşini gezisini bitirip Kayseri’ye dönünce, yazıhanesinin bir rafında, rahmetli babasının hâtırası olan ve bu satırları yazdığım, “ gıcır gıcır makineyi, üstelik servise verip bakımını da yaptırdıktan sonra, bir gün çalınacak hebâ olacak kıymeti bilinmeyecek düşüncesi ile bana hediye etmeye getirmiş…

Kutuyu bana verdi ve kilidini açtım… Açış o açış… Hiç kilitlenmedi o günden beri… Çok eski yapım olan makinede ünlem işareti tuşu yok… O zaman bilinmiyordu sanırım. Hoş, olsa da bendeniz şimdi de ne zaman, nerde nasıl kullanacağımı pek bilmiyorum ya…

Ağlamaklı oldum, nasıl teşekkür ettiğimi bile bilmiyorum… Çayı bile 5 şeker atarak içmişim…
Babasının hatırası olan makineyi benim uzun seneler, güzellikler için kullanmam dilekleri ile vedalaştık. Gidiverdi delikanlı… Şu satırları okuduğunuz anda, babacığına rahmetler dileyelim, o delikanlının da kulakları çınlasın… Ve Allahü teala gene o delikanlıya, mutlu bir hayat ve iş başarıları nasip etsin…

close
Send this to a friend